TARTIŞMACI ANLATIM


    Bu anlatım biçimi, herhangi bir düşünceyi savunmak, okuyucuyu ya da dinleyiciyi bu düşünceye inandırmak amacıyla kullanılır.        

Aslında tartışmacı anlatım, açıklayıcı anlatımın biçim değiştirmiş şeklidir. Bu anlatım biçimini açıklamadan ayıran yön, okuyucunun ya da dinleyicinin yerleşmiş kanılarını, düşünce ve davranışlarını değiştirmeye yönelmesi, savunulan düşüncenin doğruluğunu kanıtlamaya çalışmasıdır.

     Tartışmacı anlatım biçiminin uygulanabilmesi için öne sürülen önermenin tartışmaya, delillerle kanıtlanmaya uygun olması gerekir. Herkesin üzerinde anlaştığı bir düşünce bu yolla işlenmez. Ancak böyle bir düşünce yerleşmiş anlayışlara aykırı bir taraf bulunduğu zaman tartışmacı anlatımla işlenebilir.

    Tartışma, çok yaygın olarak kullanılan bir anlatım  biçimidir. Örneğin deneme, fıkra, makale, söyleşi ve    eleştirilerde, roman ve öykülerde; konuşma ve konferanslarda kısaca görüş ayrılığını gidermek için yapılacak her türlü anlatımda yer alır.                                                                

     Tartışmacı anlatım biçimini uygularken, düşünceyi geliştirme yollarından tanık gösterme, kanıtlama, örneklendirme... kullanılabilir.        

Özellikleri


1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.

2.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.

3.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.

4.Gereksiz ifadelere yer verilmez.

5.Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.

6.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.

7.Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir.

8.İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir.

9.Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır.

10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir.

11.Eleştirici bir bakış açısıyla yazılırlar. Anlatım tarzı sohbete varabilir.

12.İhtimal bildirmeyen, kesin, kanıtlanmış bilgiler kullanılır.

Örnek 1:

Eskiden Türk hafif müziği, şimdilerde Türk pop müziği denilen şarkılar bir yanıyla müzik, öbür yanıyla şiir olması gereken yapıtlar değil midir? Bu şarkılara söz yazanlar, hak edilmemiş şöhretlere ulaşmanın yanı sıra, Türkçe’den milyonlar, milyarlar vururken biraz daha özen gösteremezler mi? Üstelik bunu söylerken herkesçe alay konusu edilen “Kıl oldum abi”leri, “Bandıra bandıra ye beni”leri kast etmiyorum… Bu parçalarda konuya tek taraflı yaklaşıldığı görülmektedir. Yani ileriye sürülen düşüncelere karşı çıkılabilir. Bu nedenle bir tartışma konusu olabilecek konularda görüş açıklandığından bunlar tartışmacı anlatıma örnek oluştururlar.


Örnek 2:

Günümüzde yaygın bir yanlış vardır: Bilimin kesin olduğu inancı; çağdaş yaşayışın, çağdaş uygarlığın değişmez temeli olan bilimsel kesinlik. Oysa sürekli bir değişikliktir bilimi var edip ayakta tutan.     Bilim bilgi üretir; bilimsel doğrulardır bunlar. Ancak bilim sonsuz bir yenilenme içindedir. Bilimde öne sürülen her doğru, yanlış olduğu henüz kesinlikle belgelenmemiş olan doğrudur. Birtakım koşutlardan ötürü doğru sayılan bilgilerdir bunlar. (Bu paragrafta yazar, mantık yoluyla bilimsel doğruların, henüz yanlışlığı belgelenmemiş doğrular olduğunu, her bilginin değişebileceğini kanıtlamaya çalışıyor.)          


Örnek 3:

Kimi şair ve yazarlar, yazdıklarını anlayabilmek için okurların çaba harcamasını, zorlanmasını isterler. Bence bu, kendini beğenmişliktir. Yazdıklarımı anlayabilmek için okur zorlanacağına, onları   anlatabilmek için ben zorlanmalıyım. Bence okur bir kitabı, bir yazıyı okurken, salt anlamak için de­ğil, okuyup anladıktan sonra birtakım sonuçlar çı­karabilmek için çaba harcamalıdır. (Bu paragrafta da yazar, "bir yazar, anlatacağını açık seçik anlatmalı", düşüncesini kabul ettirme çaba­sındadır. İnandırıcı, etkileyici olmak için tartışmacı an­latım biçimini kullanmıştır.)


Edebibilgiler.com 2009 ©  Her hakkı saklıdır.

Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa musiki gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir. 

M.Kemal ATATÜRK