CEVDET KUDRET SOLOK

--------------------------------------------------------------------------------

    7 Şubat 1907’de İstanbul’da doğdu. Tam adı Cevdet Kudret Solok'tır. Birinci Dünya Savaşı'nda babasını kaybetti. Annesi tarafından büyütüldü.  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra Kayseri Lisesi, Ankara Atatürk Lisesi ve Ankara Devlet Konservatuvarı’nda edebiyat öğretmenliği yaptı. Türk Ansiklopedisi bürosunda edebiyat sekreterliği yaptı, Türk Dil Kurumu'nda görev aldı. Bir süre Bilgi Yayınevi'nde çalıştı.  Öğretim görevlisi olarak girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu'ndan emekli oldu. İstanbul ve Ankara'da avukatlık yaptı.  10 Temmuz 1992'de İstanbul'da öldü.

   Yazın dünyasına 1927’de Servet-i Fünun dergisinde yayımladığı şiirlerle giriş yaptı. Meşale Dergisi çevresinde toplanan

"Yedi Meşaleciler" grubuna katıldı. Oyun, hikaye, roman türlerinde de eserler verdi. Abdurrahman Nisari, Suat Hisarcı gibi takma adlarla edebiyat ders kitapları yazdı.  

   Daha sonraki yıllarda edebiyat ve tiyatro tarihine ilişkin incelemler yaptı, yazınsal sorunlara ilişkin eleştirel denemeler yazdı. 1945’de hazırladığı Türk Hikaye ve Roman Antolojisi’ni daha sonra Türk Edebiyatı’nda Hikaye ve Roman adıyla genişletti. Anısını yaşatmak için eşi ve kızı tarafından 1993 yılından bu yana her yıl beş ayrı dalda (roman, öykü, şiir, deneme-inceleme-araştırma ve tiyatro dalları) dönüşümlü olarak verilen 'Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri' düzenlenmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------

ESERLERİ

Öykü:

Sokak (1974)

Roman:

‘Süleyman’ın Dünyası’: I. Sınıf Arkadaşları (1943, 1976), II. Havada Bulut Yok (1958, 1976), III. Karıncayı Tanırsınız (1976).

Deneme:

Dilleri Var Bizim Dile Benzemez (1966)

Bir Bakıma (1977)

Benim Oğlum Binâ Okur (1983)

Antolojiler:

Türk Hikâye ve Roman Antolojisi -Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman adıyla genişletti- (2 cilt: 1965, 1967)

Ortaoyunu

Karagöz’de (3 cilt: 1968-70)


İnceleme-Derleme:

‘Divan Şiirinde Üç Büyükler’: I. Fuzulî (1952), II. Bakî (1953), III. Nedim (1952)

‘Halk Şiirinde Üç Büyükler’: I. Yunus Emre (1958), II. Pîr Sultan Abdal (1965), III. Karacaoğlan (1958) Eşref: Hicviyeler (1953)

Şinasi: Şair Evlenmesi (1959) , Teodor Kasap: İşkilli Memo (1965)

Nâzım Hikmet: Kuvâyi Milliye (1968) , Batı Edebiyatından Seçme Parçalar (1973)

Ferâizci-zâde Mehmet Şakir: Evhâmî (1974)

Abdülhamit Devrinde Sansür (1977) ,  Örnekleriyle Edebiyat Bilgileri (2 cilt, 1980)


Ödülleri:

1974 Türk Dil Kurumu  Bilim Ödülü / Ortaoyunu ile

1991 Sedat Simavi Edebiyat Büyük Ödülü / Kalemin Ucu ile


ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

  • On Ölüm Şarkısı

  • Dilek

  • Gece Yarısı



ON ÖLÜM ŞARKISI


VII


Rüzgar değmez oldu artık yüzüme,

Gün ışığı kapıma boş yere gelir;

Kötü bir düş gibi dolar gözüme,

Bu toprak bana dağ, size tepedir!

Toprak yukarda, gül, aşağıda yılan!

Elimde kelepçe, gözümde burgu!

Toprak, kemiğimden etimi soyan

Hırsız, kanlı katil, kefen soyucu!

Bütün uzuvlarım bana darılmış,

Kulağım unutmuş artık sesimi;

Hepsi ayrı ayrı hayale dalmış,

Bu omuz, bu ayak bu el benim mi?

Girdiğim çukurdan iki facia:

Burda karınca dev, insan noktadır;

Toprağın altında bir zaman daha,

Tırnaklar ve saçlar uzamaktadır!

Ölüler, ölüler, koşun imdada!

Ölüler, sizin en yoksulunuzum!

Ölüler, koşun ki öbür dünyada

Topraktan bir sema ile mahpusum!

Yağmur çisil çisil üstüme yağar.

Tabiat kardeşim yasıma ortak;

Şehrin üzerinde uçan bulutlar

Serviler ucunda sallanan bayrak!




DİLEK


Bir küçük, bir küçücük evim olsa;

İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;

Bütün bunlar benim öz malım olsa.


Masam, mürekkebim, etajerim,

Penceresinde benim perdelerim,

Etajerinde kitaplarım olsa.


Bir ufak, bir minicik evim olsa;

İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın

Bu kadın karım olsa!


Nerde, hangi şehirde olursa olsun,

Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,

Bir ufacık halım olsun yeter,

Yeter de artar bile!


Nerde, hangi şehirde olursa olsun,

Etajerim, kitaplarım olsun,

Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,

Yeter de artar bile!



GECE YARISI


Dizilir ince ince, alnına bir soğuk ter!

Gâvur mahallesidir evimin yukarısı,

Rüzgârın salladığı bir çan durmadan öter.


Bu ses aynı şekilde uzayacak yarın da!

Bazan bir ışık gezer, tamam gece yarısı,

Karşıdaki bir evin pencere camlarında...


Şimdi gözyaşlarımla karanlığı delerim;

Bana hatırlatıyor uzun uzun her akşam

Simsiyah servileri bembeyaz perdelerim!


Korkudan büzülürüm usulca bir kenara;

Yatmak için yerimden azıcık kımıldasam,

Gölgem bir hırsız gibi tırmanır duvara.

Edebibilgiler.com 2009 ©  Her hakkı saklıdır.