ŞİNASİ

--------------------------------------------------------------------------------

      ( D.1826 - Ö.1871 )  İlk büyük Türk gazetecisidir. Şinasi; kısa cümleli, çıplak fikirli, yeni görüşlerle örülü bir nesir yapısı getirmiştir. Namık Kemal bu nesrin sıkı örgüsünü romantik bir duyarlılıkla genişletir. Şinasi, nesir alanında da kompozisyon yeniliğiyle karşımıza çıkar. Düşüncelerini yalın, açık bir anlatımla söyler, söz hünerleri göstermekten kaçınır; yazılarında doldurma sözlere yer vermez; düşüncelerini kısa cümlelerle anlatır. O, yeni edebiyat yapımızın planlarını hazırlayan, sonra hızla uygulamaya geçerek temelleri atan bir yenilik öncüsüdür. Topluluğu bilgice kalkındırmak için de, en verimli, en kestirme yolun gazete olduğunu bilir, ilk özel gazeteyi kurar. Yogunlaştırılmış fikre, süssüze, yalına ve konuşma diline gider; halka ve halk diline gidiştir bu. Fikri, süsler içerisinde boğan, sağlamlıktan, düzenden yoksun konuşan nesrimize yazı dili onurunu veren; bugünkü nesrimizi başlatan ve kuran adam Şinasi'dir.

              Şinasi, edebiyatımızda ilklerin başlangıcını yapan sanatçıdır. İlk özel gazeteyle birlikte, ilk tercüme şiirler, ilk makaleler ve ilk tiyatro eseri ona aittir. Bu sebeple bu ilklerin yapıldığı 1859-1860 yılları Tanzimat edebiyatının başlangıcı sayılır.

Şinasi'nin Türk şiirini yenileştirme çalışmaları Paris'ten dönüşünden sonra başlar. Mustafa Reşit Paşa için yazdığı kasideler hem şekil, hem de muhteva açısından eski kasidelerden farklıdır. Münacatında ise Allah'a akıl yoluyla ulaşmak isteyenm bir görüş hakimdir. Safi Türkçe ile yazdığı beyitlerde halk şiiri etkisi görülür. Gazete yazılarında ise halkı aydınlatma ve eğitme amacı güder.

--------------------------------------------------------------------------------

ESERLERİ

Tercüme-i Manzume

Şair Evlenmesi

Müntehabat-ı Eşhar (1862, Divan-ı Şinasi adıyla da bilinir, şiirlerinden seçmeler)

Durub-u Emsal-i Osmaniye (1863, atasözleri derlemesi)

Müntahabat-ı Tasvir-i Efkar (18623, 1885. Ebüzziya Tevfik tarafından düzenlenen seçme makaleler)



ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

  • Münacaat



Münacaat


Hak-teala azamet aleminin padişehi

La-mekandır olamaz devletinin taht-gehi


Hasdır zat-ı ilahisine mülk-i ezeli

Bi-hudud anda olan kevkebe-i lemyezeli


Eser-i hikmetidir yerle göğün bünyadı

Dolu boş cümle yed-i kudretinin icabı


İzzet ü şanını takdis kılar cümle melek

Eğilir secde eder piş-i celalinde felek


Emri vech üzre yer eyler gece gündüz hareket

Değişir tazelenir mevsim-i feyz ü bereket


Pertev-i rahmetinin lemasıdır ayla güneş

Tab-ı hışmından alır alsa cehennem ateş


Şerer-i heybet-i ulviyyesidir yıldızlar

Anların şulesi gök kubbesini yaldızlar


Kimi sabit kimi seyyar be-takdir-i Kadir

Tanrı'nın varlığına her biri bürhan-ı münir


Varlığın bilme ne hacet küre-i alem ile

Yeter isbatına halk ettiği bir zerre bile


Göremez zatını mahlukunun adi nazarı

Hisseder nurunu amma ki basiret basarı


Vahdet-i zatına aklımca şehadet lazım

Can ü gönlümle münacat ü ibadet lazım


Neşe-i şevk ile âyâtına tapmak dilerim

Anla var Hâlik'ıma gayrı ne yapmak dilerim


Ey Şinasi içimi havf-ı ilahi dağlar

Suretim gerçi güler kalb gözüm kan ağlar


Eder isyanıma gönlümde nedamet galebe

Neyleyim yüz bulamam ye's ile afvım talebe


Ne dedim tövbeler olsun bu da fi'l-i şerdir

Benim özrüm günehimden iki kat bed-terdir


Nur-ı rahmet niye güldürmeye ruy-ı siyehim

Tanrı'nın mağfiretinden de büyük mü günehim


Bi-nihaye keremi aleme şamil mi değil

Yoksa alemde kulu aleme dahil mi değil


Kulunun za'fına nisbet çoğ ise noksanı

Ya anın kahrına galib mi değil ihsanı


Sehvine oldu sebeb acz-i tabii kulunun

Hem odur alem-i manide şefi'i kulunun


Beni afvetmeğe fazl-ı ilahisi yeter

Sanma hâşâ kerem-i na-mütenahisi biter

Edebibilgiler.com 2009 ©  Her hakkı saklıdır.